Şehrimizde neler olup bittiğine dair haberleri, kişileri yani içimizden olanları buluruz sayfalarında. Alipaşa Çarşısının üst kapısındaki yerel gazetelere ayrılan camekanlı çerçeveyi yaşı yeten herkes hatırlar. Hiçbir ücret ödemeden bu hizmeti yıllarca Edirne halkına sunan yerel gazetelerimizi saygıyla anmak istiyorum.
Yazı emekçisi olmak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir aslında... Gazete patronluğu da tabii… Zira çok kısıtlı olanaklarla ve sadece resmi ilan ya da sizlerin reklam ve ilanları ile hayata tutunabilen bu işletmeleri ayakta tutmak tam bir gönül işidir aslında.
Yerel basında kar etmek bir tarafa, çalışanların maaşı ve gazetenin masraflarının çıkması bile büyük başarıdır bu sektörde. Yerel basın çalışanları oldukça mütevazi yaşayan insanlardır. Zira gelirleri onları böyle yaşamaya mecbur kılar. Çok ciddi paraların konuşulduğu bir toplantıyı takip eden bir yerel basın mensubunun çoğu kez cebinde sigara parası bile olmayabilir. Ama yine de hiçbiri bu özverili çalışmadan geri kalmaz. Sadece bu işi yaparak zengin olan kimseyi göremezsiniz bu sektörde... O başka bir aşktır… Tarif et deseniz en usta kalemşör bile tarif edemez o duyguyu… Yerel radyo ve televizyonlar için de durum farklı değildir. Yani medya çalışanı olmak da medya patronu olmak da zor iştir. İşinizden kazandığınızı işinize harcamak zorundasınızdır. Yoksa teknoloji denilen “zamane canavarı” alır yutar sizi... Yani işin özeti; aklı başında hiçbir ticaret erbabının yapmak istemeyeceği bir iştir “medya patronluğu”…”az kar-çok iş”...
Bugün Edirne’de yaklaşık 10 yerel gazete, iki radyo kanalı ve bir televizyon varsa, bu patronlarının “deli” olmasından değil, işe gönül koymalarındandır.
Örneğin sevgili dostum, arkadaşım Ali Kutlu. Edirne’de neredeyse tanımayan yoktur. Bu işin gerçek emekçilerindendir Ali…Ha, biraz da delidir..Öyle olmasa radyo DJ liğinden “medya patronluğuna” kendisini götüren 18 yıllık yayıncılık hayatı olamazdı. Zaman gelip geçiyor işte…Radyo AK nisan ayının birinde 12.yılını dolduracak..”Nisan bir şakası” gibi.. Nasıl bir mücadele içinde bu 12 yılın geçtiğini Ali Kutlu’ya sormak lazım..İşi, biraz bilenler anlar bunu ancak… Delidir biraz demiştim Ali için… Gerçekten de bunu ispatlarcasına şimdi de işte bu okumakta olduğunuz gazeteyi çıkardı. Ofset renkli ve şimdilik 1500 tirajla yayında. Beşinci sayıya ulaştık bile. 1500 tiraja şimdilik diyorum çünkü hedef 3000 tiraj...Türkiye’deki ulusal gazetelerin toplam tirajını ülke nüfusuna oranladığınızda, bu gerçekten Edirne için muhteşem bir sayı demek! İlk sayıdan bu yana Edirne insanının gösterdiği teveccühü unutmak mümkün değil tabii…
“Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” gibi görünse de, Edirne’de bu çıtanın yükseliyor olmasını görmek güzel aslında. Zira Osmanlı’ya başkentlik yapmış bir şehrin bireyi olmakla övünmek yetmiyor. Bu şehre yakışan bir hizmet üretmekle doğru orantılı olmalı bu övünç…
Bu fırsatla, aramızdan ayrılmış ya da hayatta olup bu işe emek veren herkesi saygı ile anıyor ve Edirne halkını” yerel basına” sahip çıkmaya davet ediyorum. Medyanın gücü aynı zamanda o şehrin gücüdür çünkü... En azından bir yerel gazeteye abone olarak bu desteği verebilirsiniz…
UNUTMAYIN… İNSAN, OKUR…
hozaydinlik@turk.net