Tıp bilimi de bedenimizin ona ihtiyaç duyduğunda başvurduğu bir yoldur.
Çağımızda Alternatif Tıp, batı tıbbının yerine kullanılan bir uygulama gibi görünebilir. Ancak aktardan aldığımız, Allah’ın yaratığı bir şifalı ot ile batılının kimyasallarla hazırlamış olduğu ilaç hastayı iyileştirmede aynı işlevi görüyorsa, burada alternatif olarak seçim hakkı sizindir.
İster kimyasal olan ilacı alırsınız ister aktardan aldığınız şifalı otu kullanırsınız, buna alternatif diyebilirsiniz. Oysa aynı hastalığı tedavi eden iki farklı yaklaşım sırf batılının dediği olacak diye alternatif olamaz, olmamalı.
Biz bu köşemizde birilerinin gönlü olsun diye de yazamayız. Bir hastalığı ot yada kimyasal bir madde iyileştiriyorsa o tıptır, tıbbın alternatifi olmaz diye düşünen ve inanan kişilerden biriyim. Bakınız, bir ilaç tableti ile bir bitki kökü yada yaprağının arasında pratik olarak pek fark yoktur. Tabletin özelliği içindeki kimyasalın dozunun ayarlanmış olmasıdır.
Yaprak yada kullandığımız bitkide kimyasallar daha düşük dozda bulunur. Alınacak yaprak yada köklerin sayısı arttırılarak etkili doza ulaşmak mümkündür. Buradan şunu anlıyoruz, hiçbir zaman şifalı otların inkarı mümkün değildir. Batılı, ilacın içindeki etken maddeyi arttırırken kullandığı kimyasal doz başka bir yerde başka organımıza zarar verebiliyor. Bugün kullandığımız, batılının hazırladığı bütün tabletlerdeki ilaçların yan etkisini bilmeyen yoktur. Sırf birileri rant sağlayacak, para kazanacak diye inkar neticesinde savunmak ahmaklıktır, insan sağlığı bu kadar ucuz olmamalı diye düşünüyorum. Şunu da burada söylemezsem haksızlık yapmış olurum. Batılının tıbbını terk ederek, tek umut olarak bitkileri görmek de yanlış.
Burada İzlenecek yol hastalıkların tedavisinde ilaçların yanında bitkilerden de yararlanmak, günlük yaşamda sağlığımızı korumak, metabolizmamızı güçlendirmek için bitkilerin bize sunduğu nimetleri kullanmak olmalı. Bazı otlar taze olarak bazı kökler kaynatılarak ve demleme usulüyle, bazı yapraklar da kurutularak içindeki etken maddesini dışarı salar. Ben de bu köşemde bir çok kaynaktan edindiğim bilgileri sizlerle paylaşacağım.
Örneğin fındık sivilce ve kaşıntı yapar, yaprağı sivilce ve kaşıntıyı önler. Kayısı ishal yapar, kayısının çekirdeğinin içi ise ishali önler. Bazısının renginde, bazısının kokusunda, koklandıkça şifa verir. Ay, mars ve hatta neredeyse güneşi keşfetmeye çıkan insan sivilce gibi basit bir hastalığın ilacını bulamamıştır. Modern tıbbın görkemli görüntüsüne rağmen kellik, sedef, sivilce, kanser gibi hastalıklarda çaresiz kalınması benim alternatif tıp olarak bu köşede yazmama neden olmuştur. Bu köşede gizemden de bilinmeyenden de bahsedeceğim. Gizem meraktır. Aslında gizem yaşam biçimidir, çözülmeyen olgudur. Çözülmeyen her şey gibi kendine çeker bizi ve bir tatlı heyecandır. Gizemi gizem yapan da budur aslında . Evet, köşemde gizeme de yer vereceğim. Örneğin Mısır Piramitleri gizemini hala koruyor, oysa içinde gezilen, gözle görünen bir yapı. Maddeye neden bilim adamlarınca gizemli deniyor, yoksa açamadıkları bir oda var da oradan başka bir boyuta mı geçiş oluyor?
Yıldızların insan üzerindeki etkileri nelerdir? Doğum tarihinizi, kendi isminizi ve annenizin ismini bize göndererek kişiye özel yapacağımız gökyüzündeki yıldızlardan gelen yorumları köşemizde okuyabilirsiniz. Gördüğünüz rüyaların yorumlarını da köşemden okuyabilirsiniz. Toplumun yarısından fazlasının adını söylemekten çekindiği üç harflilerden de bahsedeceğim. İsimleri nelerdir, ne yerler, nasıl yaşarlar, onlara da peygamber gelmiş midir? Üç harflileri MOSSAD , FBI haber almada kullanıyor mu? Hangi başbakan bunu fark eder etmez başbakanlığı koruma altına aldırmış olabilir? Bu köşede çok şey sizler için sır olmaktan çıkacak, bütün gizemleriyle köşemden sizlere aktaracağım.