Günlük hayat içinde kimi zaman fark bile edilmeyen küçük detaylar aslında insan psikolojisi üzerinde önemli etkilere sebep oluyor. Hayatın detaylarından biri olan 'renkler' de kullanıldığı mekanlarda, direkt olarak duygulara hitap ediyor. Mağazalardaki satış elemanlarının giysilerinden, fast-food dükkanlarının logolarına, ameliyathanelerden gece kulüplerine, taksilerden köprü korkuluklarına kadar pek çok detayda kullanılan renklerin hepsinin anlamı var. Mağazalarda satış elemanı olarak çalışan kişilerin pembe giymesi, alışveriş yapanların kendilerini rahat hissetmelerini sağlıyor. Yıllardır 'beyaz' olmasına alıştığımız hastane ve kliniklerde artık beyazdan vazgeçilmesinin nedeni ise beyazın
hastalar üzerinde oluşturduğu hüzün duygusunu yok etmek. Ancak beyaz, hastanelerde kullanıldığında hüzün oluşturmasına karşın, genel olarak insan psikolojisi üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Temizliğin simgesi sayılan beyaz, özellikle iş görüşmelerine gidildiğinde 'yavaş ama kalıcı, devamlı bir personel' izlenimi oluşturuyor.
Nasıl ki, evreni oluşturan her unsur birbiriyle bağlantılı ve birbirini etkilemekteyse, insanı oluşturan her unsurun da insanla bir bağlantısı vardır. Bu unsurlar arasına, “Doğum Tarihimiz” ve “İsmimizin Enerjetik” yapısı da dahildir. Dünyamız “Devresellik Prensibi”yle, belirli zamanlarda inişler ve çıkışlar yaşar, kritik devrelerden geçer. Peki ya
evrenin parçası olan insan! Bizim geçirdiğimiz ve geçireceğimiz kritik yılları “Devresellik Prensibi” içinde tespit edebilir miyiz? Sayıların yaşamımızdaki yeri nedir? Sağlık, iş, evlilik, okul hayatı ve şansımızın “Sayılar’la ilişkisi var mıdır?
İsimlerimiz “Kelâm”dır... Sestir... Bu seslerin, bu titreşimlerin bizim üzerimizdeki etkileri nelerdir? Çocuklarımıza koyduğumuz isimler onları nasıl etkiliyor? Bizi pozitif etkileyecek titreşimleri nasıl tespit edebiliriz? Binlerce yıl öncesinden günümüze gelen şifre sistemi...
Doğum anında karşılaştığımız kozmik etkilerin ve ismimizin enerjetik yapısının, bizim üzerimizde nasıl bir etkide bulunduğuna dair, çok eski geleneklerden kalma bazı bilgiler mevcuttur. Bu bilgilerin kökeni ise, İsa Peygamber’in de mensubu olduğu bilinen Eseniler Topluluğu’na aittir. Eseniler Kabala da dahil olmak üzere diğer gizli el yazmalarının şifreleriyle de yoğun olarak ilgilenmişlerdir. Ve bu nedenden dolayı da “Şifre Kullananlar” olarak da nitelendirilmişlerdir.
Gelecek yazılarımızda da bu ve bunlar gibi bilinmeyenlere ait araştırmaları sizinle paylaşacağım.
Gelelim bu haftaki şifalı bitkilerimizden bazılarına;
Arslanpençesi: Özellikle kadın hastalıklarına karşı kullanılır. Yalnızca adet görme düzensizlikleri, döl yolları akıntısı (beyaz), dölyatağı (rahim) şikayetleri ve menopoz dönemindeki rahatsızlıklarda rahatlatıcı etkiler yapmakla kalmayıp, ergenliğe geçişte de, civanperçemi ile birlikte kullanıldığında, adet görmeyi düzene sokabilir. Bazı genç kızlarda adet hallerinin başlamaması durumunda, arslanpençesi civanperçemi ile eşit karıştırılarak kullanıldığında, her şeyi yoluna koyabilir. Arslanpençesi, düşük ve erken doğum yapmaya meyilli kadınlarda rahmi ve cenini güçlendirir. Bu tür kadınlar, hamileliğin üçüncü ayından sonra bitki çayını içebilirler. Her lohusa kadının bu bitkinin çayından içmesi özellikle
tavsiye edilmektedir. Çünkü arslanpençesi vücudu güçlendirir ve anne sütünü arttırır. Arslanpençesi, çobançantası ile birlikte kullanıldığında, kas erimesi ve kaslarla ilgili rahatsızlıklara faydalı olabilir. Sklerozda (organ sertleşmesi) ve multiple sklerozda da bu değerli bitki yardımcı olabilir.
Ebegümeci çayı: Özellikle mukoza iltihaplarında, gastrit, mesane iltihabı, mide ve bağırsak mukoza iltihabında ve ağız boşluğu iltihabında olduğu kadar, mide ve bağırsak ülserinde de başarıyla kullanılabilir. Civanperçeminin en iyi biçimde ve doğrudan kemik iliğini etkilediğini ve orada kan üretimini düzene soktuğunu (kan yapıcı) özellikle belirtmek gerekir. Bu gücü sayesinde bitki, kemik iliği hastalıklarında, çay kürleri, banyolar ve tentür kullanımı yolu ile yardımcı olabilir. Mide kanamalarında ve basur (hemoroid) kanamalarında olduğu kadar,
mide basıncı ve mide yanmalarına karşı bitki çayı çok kısa sürede başarı sağlayabilir. Soğuk algınlıklarında, sırt veya romatizma ağrılarında bitki çayı elden geldiğince sıcak olarak içilmelidir. Bitki çayı böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur, iştahsızlığı giderir, gazları ve mide kramplarını, karaciğer düzensizliklerini, mide ve bağırsak kanalı
iltihaplarını iyileştirmeye yardım eder ve bağırsak beze çalışmalarını düzenleyerek, dışkılamayı kolaylaştırır.
Gelelim bu haftaki rüyaların ne dediğine:
MAĞAZA: Rüyasında büyük, güzel bir mağaza gören kimsenin umutları gerçekleşir. Rüyasında alış veriş yaptığını gören kimsenin hayatında olumlu değişiklikler olacaktır. Mağazada yangın çıktığını gören kişi gizli bir şey öğrenir. Büyük, güzel, aydınlık bir mağaza kişinin umutlarının gerçekleşeceğine işaret eder. Rüyada görülen mağaza, gören kimsenin hanımı, malı, çocuğu ve bineği olarak da yorumlanabilir.
İÇKİ İÇMEK: Rüyada içki içmek, eğlenmek, çok ağır bir hastalık demektir. Haram olarak yorumdur. Rüyada rakı içerek sarhoş olduğunuzu görmek iyi değildir. Bir dükkandan rakı satın aldığınızı görmek, yakında bir hastalığa yakalanacağınızı fakat kısa zamanda iyileşeceğinizi gösterir. Rakının dökülmesi hayra delalet eder. Bir rakı fabrikasında rakıların şişelere doldurulduğunu görmek, o yerde kışın biraz sert geçeceğine işarettir.
Gelecek haftaya kadar şifa, selam ve dua ile…