EDİRNE Yediyolağzı'nda hizmet veren Çınaraltı Ciğer Köfte Çorba Salonu'nun sahibi Mehmet Ali İpek, başarılarının sırlarını AK Haber'e anlattı.
Mesleğe ilk olarak Rumeli Köftecisi'nde, 1984 yılında çırak olarak başladığını söyleyen ipek, "Bugüne kadar 3 ustam oldu. 3 ustadan da el aldım. Askere gidip geldikten sonra 3 masalı bir dükkan kurduk. Çınaraltı'nı marka yapana kadar uğraştık. Burada 24 saat hizmet veriyoruz. Gece hizmet vermek tabi biraz zor. Gece müşterilerimizin bazıları alkol aldıktan sonra geliyor. O yüzden bu insanlara farklı bir dilden konuşmak gerekebiliyor. Onları anlamak için tam bir esnaf olmak gerekli" dedi.
"CİĞER EDİRNE'DE KALSIN"
"Damak tadına hitap eden bir sektörün içindeyiz" diyen İpek, "Bizim de sorunlarımız var. Annesinden birkaç şey öğrenen lokantacı oluyor. Bu iş o kadar kolay değil. Son zamanlarda, özellikle biz ciğeri marka yaptıktan sonra, ciğerciler artmaya başladı. Edirne'de 40 tane ciğerci var. Bunun zararı tüm Edirne'ye dokunuyor. Böyle olunca ciğerin tadı da değişik oluyor. Edirne'ye medya akını oluyor. Bazı arkadaşlar bunu fırsat bilip tava ciğerinin kuzu ciğerinden, inek ciğerinden yapıldığını söylüyor. Bunlar yanlış. Ciğer sadece dana ciğerinden yapılır. Bunu söyleyen kişiler, marka yaptığımız ciğeri kötülemiş oluyor. Edirne ciğeri Edirne'de kalsın. Kimse çıraklığını yapmadığı bir işin patronu olmasın. Tepe taklak gidenleri biliyoruz. Kulaktan dolma yapıyorlar ama ciğeri öldürüyorlar. 2010 yılında patent alınması işlemleri bitiyor. Patent aldıktan sonra ciğerin burada kalması lazım" diye konuştu.
12 kişiyle birlikte çalıştıklarını belirten İpek, "Kendi ailem de çalışmaya geliyor. Eşim, kızım, oğlum hepimiz burada çalışabiliyoruz. Ben öncelikle çocuklarımın okumasını istiyorum. Okuduktan sonra da bu işi yapmalarını isterim. Oğlumu 12 yaşından beri mutfakta tutuyorum. Kademe kademe başlamasını uygun gördüm. Sonra zamanla tezgahın başına geçebilir" dedi.
OTOPARK SORUNU
Ekonomik anlamda sıkıntılar yaşadıklarını da ifade eden İpek, şöyle konuştu:
"İnsanların alım gücü düştü. Et fiyatları da yükseldi. Ciğercilik bir sektör oldu. Bize ciğer temin etmek de sektör oldu. Aracı kurumlar var, birinci elden alamıyorsun. Buna karşın iş disiplini, yemeklerimizi kendimiz hazırlamamız bizim başarılı olmamızı sağlıyor. El emeği göz nuru ile yapıyoruz. Her ustanın yapışı farklıdır. Usta işini severek yapmalı. Tabi ekonomik sıkıntıların dışında başka sorunlar da var. Bazen araçla gelen müşterilerimiz için otopark sorunu yaşıyoruz. Şehir dışından gelen müşterilerimizin otoparkçılardan yana şikayetleri oluyor. Park fiyatları çok yüksek. 'Paranın nereye gittiğini bilmemek zorumuza gidiyor' diyorlar. bu durum şehrimizi olumsuz etkiliyor. Özellikle yaz aylarında gelen gurbetçi misafirlerimizin en büyük şikayetleri, bazı boncukçuların onları rahatsız etmeleri."
Çevreyolu yapıldıktan sonra araçların transit geçmeye başladığını, bu araçların Edirne içine girmesinin sağlanması gerektiğini söyleyen İpek, "Edirne girişini gösteren bir levha bile konsa faydası olabilir. Küçük araçları şehir içine yönlendirmeliler. Bir de Kapıkule'de yapılan alışveriş merkezinde Edirne'ye ait bir marka yok. Bizi tanıtan hiç birşey yok. Bu da önemli bir sorun. Bunun yanı sıra yabancı turistlere rehberlik yapacak yetişmiş eleman yok. Bilmeyen insanlar bu işi yapıyor. Resmen lokantaları haraca bağlamışlar. Kişi başına 1 TL komisyon alıyorlar. Bu çok acı bir durum. Buna önlem alınmalı" şeklinde konuştu.